Juan Stefanides'in Buenos Aires'te DJlik yaptığı bir geceden çektiği fotoğraf

Juan Stefanides’in Buenos Aires’te Salon Canning’de Milonga Parakultural için DJlik için hazırlık yaparken çektiği bir fotoğraf.

Çoktandır aklımdaydı, ama erteliyordum bu yazıyı, yarım kalan işlerimden birine dönmesin ve bir an önce DJ arkadaşlara, DJ olmak isteyenlere, ya da Tango müziğini daha dikkatli, bilerek dinlemek isteyen meraklı dostlara ulaştırayım artık. 

Burada sevgili dostum Juan Stefanides’ten, deneyimli DJ arkadaşlarımdan ve uluslararası bloglardan, anlatımlardan edindiğim bilgi ve deneyimler ile evvelce verdiğim atölyelerde kullandığım anlatımların bir harmanını bulacaksınız. 

Öncelikle Juan ile Kasım 2024’te Ankara’da yaptığım röportajı dinlemenizi öneririm. 

Başlıklar halinde aktarmamın uygun olacağını düşünüyorum. En başında şunu belirtmem gerekiyor. Şu anda yanlış olduğunu düşündüğüm birçok yöntemi, seçimi, stili, davranış kusurlarını ben kendim önceden yaptım. Şimdi aktardıklarımın da “KESİN DOĞRULAR, KURALLAR” olduğu gibi bir savım yok. “EĞİLİMLER, TEAMÜLLER, YAKINSAMALAR” demek daha doğru olacak. “DURUM” başka türlü müzik yapmayı gerektirebilir, neden olmasın? Önce Geleneksel olanı verip aralarda da bunun kritiğini yapacağım. Son karar sizlere kalmış, nasıl yapmak istiyorsanız öyle yapın gecelerinizi.

İÇERİK

 

A

GOLDEN AGE 1935 – 1952 (1955?) TANGO ORKESTRALARININ SINIFLANMASI

1- Ekol Sınıflamasını Nasıl Yapıyoruz?

2- Tarihsel Sınıflamayı Nasıl Yapıyoruz?

 

B

BUENOS AİRES’TE GELENEKSEL TANGO DJ’LİĞİ

1- Orkestra Seçimi

2- Tanda Nasıl Yapılır?

3- Cortina Nasıl Seçilir?

4- Gecenin Akışı

5- Mekan ile DJin ilişkisi

6- DJin Davranışı

7- Teknoloji Tercihi

 

C

SONSÖZ

 

————-

A

GOLDEN AGE 1935-1952 (1955?) TANGO ORKESTRALARININ SINIFLANMASI

 

Golden Age 1952’de mi 1955 de mi bitiyor benim için kararsız bir durumdu. Arşiv oluştururken sınıflamayı 55’teki askeri darbeye göre değil, öncelikle kulağıma göre ve sonra da 1952’deki tarihsel bazı olayları referans alarak yaptım. Bu nedenle 1935 ile 1952 arası yaptığım arşiv ile 1952 – 1983 arası arşivi arasında bir miktar birbirine geçişler bulunuyor.

 

1 – Ekol Sınıflamasını Nasıl Yapıyoruz?

 

 

GELENEKÇİLER / RİTMİKLER:

Ritim duygusu önde olan, parçaları metronomun rutinine uygun icra eden orkestralar. Enstrümanlarla ritme daha güçlü, hissedilir vuruyorlar. Kemanlarda Staccato, kesik vuruş daha yaygın.

MELODİKLER:

Bu gruptakilerin de ritimleri oldukça düzenli, ama ayrıca melodi-müzikal cümle hissi daha güçlü. Kemanlarda Legato, notaları yumuşakça birbirine başlayarak uzatmak daha yaygın.

YENİLİKÇİLER / KARMAŞIKLAR:

Armonik yapısı daha zengin, müzikal düzenlemeleri daha zorlayıcı orkestralar. Ses iniş çıkışları ve dinamizmi yüksek. Kimi zaman da yavaşlayıp hızlanabiliyor.

2 – Tarihsel Sınıflamayı Nasıl Yapıyoruz?

 

Golden Age(1935-1952)

D’Arienzo’nun güçlü ritimlerle tangoyu hızlandırdığı ve yaygınlaştırmayı başardığı 1935’ten, Pugliese’nin La Yumba’yı yaptığı, Eva Peron’un vefat ettiği 1952’ye kadar olan dönem.

Transition Era (1952-1983) (Geçiş Dönemi)

Pugliese’nin La Yumba ile Tangoyu salladığı, politik iklimin değişmeye başladığı, teknolojinin ilerlediği ve evde dinlemek için de üretilen Tango müziklerinin yaygınlaşmaya başladığı 1952’den, askeri dönemlerin sona erdiği ve Tango yasaklarının kalktığı 1983’e kadarki dönem.

Guardia Nueva (1925-1935)

Golden Age öncesi kayıtlar.

Modern Orkestralar (1983 sonrası) 

30 yıla yakın süren, Tangoya yasaklar getirilen Askeri dönemin bittiği 1983’ten sonraki tüm orkestralar. 

 

B

BUENOS AİRES’TE GELENEKSEL TANGO DJLİĞİ

 

1- Orkestra Seçimi

Geleneksel bir milonga için tamamı Golden Age 1937-38’den başlayarak en fazla 1958’e kadar yapılmış kayıtlardan çalınmalı, mümkün olduğunca 1938 – 1946 arasına sadık kalmak, yukarılara gerekmedikçe çıkmamak lazım. (Sevgili Aydoğan Arkış’ın kulakları çınlasın)

1. Grup – Olmazsa olmaz, öncelikli 4 büyük orkestra:

Orkestraların farklı dönemlerinden seçilerek ve/veya vokalli/enstrümantal olarak çeşitlendirilebilir, böylece gecede 1den fazla çalınabilirler.

Carlos Di Sarli – Melodik (Tercihen Enstrümantal veya öncelikle Rufino vokali ile ya da Podesta vokali ile)

Juan D’Arienzo – Ritmik (Tercihen Enstrümantal veya Echague veya Maure veya Laborde vokali ile)

Anibal Troilo – Yenilikçi (Tercihen Enstrümantal veya Fiorentino veya Marino vokali ile)

Osvaldo Pugliese – Yenilikçi (Tercihen Enstrümantal veya Chanel veya Moran vokali ile)

2. Grup – Olmazsa olmaz 5 büyük orkestra daha:

Gece uzarsa bu orkestralar da 1’den fazla çalınabilirler.

Ricardo Tanturi – Ritmik (Tercihen Campos vokali ile)

Miguel Calo – Melodik (Tercihen Iriarte veya Arrieta veya Beron vokali ile)

Lucio Demare – Melodik (Tercihen Quintana veya Miranda vokali ile)

D’Agostino – Melodik (Mutlaka Vargas vokali ile)

Pedro Laurenz – Yenilikçi (Tercihen Podesta vokali ile)

3. Grup orkestralar:

Osvaldo Fresedo – Melodik (Tercihen Ray vokali ile)

Alfredo De Angelis – Melodik (Tercihen Larroca veya Dante vokali ile)

Alfredo Gobbi – Yenilikçi (Tercihen Enstrümantal)

Francini-Pontier – Yenilikçi (Tercihen Beron veya Podesta vokali ile)

Jose Garcia – Melodik (Rojas vokali ile)

4. Grup orkestralar:

Bu gruptakiler dans seviyesi daha düşükse veya milonga yerine gecenin çok uzun süreceği Festivallerde veya Maratonlarda çalacaksanız, veya yukarıdaki öncelikli orkestralardan sonra sıra gelen orkestralar.

Rodolfo Biagi – Ritmik (Enstrümantal veya Ortiz vokali ile)

Enrique Rodriguez – Ritmik (Mutlaka Moreno vokali ile)

Orquesta Tipica Victor – Ritmik (Temiz Golden Age öncesi kayıtları da Golden Age de çalınabilir)

Carlos Di Sarli Sextet – Bu erken dönemi için Ritmik-Melodik (Golden Age öncesi Sextet Orkestrasının olduğu dönemden temiz kayıtları çalınabilir, Fama’nın vokalde olduğu kayıtlar başarılı)

5. Modern Orkestralar:

Buenos Aires’te modern orkestralar zaten canlı çaldıkları için onlar kayıttan dinlenmiyor. Ama mutlaka çalınması, modern bir ses kaydının duyulması isteniyorsa da Los Reyes, La Juan D’Arienzo, Los Solistas de D’Arienzo (D’Arienzo’nun devamı gibi görüldüğü için) ve Color Tango (Pugliese’nin devamı olarak görüldüğü için) çalınabilir.

6. Vals ve Milonga için Orkestralar:

Geleneksel Tango DJliği standardında bu öncelikli listeler içinde yer almayan Basit Ritmik orkestralar (Canaro, Donato, Lomuto, Firpo), konu Vals ve Milonga tandalarına geldiğinde öne çıkmakta ve çalınmaktadır.  Aşağıda yardımcı olması açısından Vals ve Milonga tandalarının listelerini paylaşıyorum. Yenilikçi orkestralara bu grup tandalarda pek başvurulmuyor. Öncelikle Ritmiklere, sonra da Melodiklere başvuruluyor. 

 

********** 

7. Çalınmayan Orkestralar:

Öncelikli orkestralardan sıra gelmeyeceği, uzun yıllar boyunca geleneksel mekanlarda geleneksel Arjantin Tango Sosyal Dansçılarının / Milongueroların / Tangueroların beğenileri ile elenip seçilen orkestraların gerisinde kaldıkları için, ilk bölümde piramitlerle beraber sınıfladığım diğer orkestralar tipik geleneksel Buenos Aires gecelerinde çalınmıyor.

————————-

KRİTİK:

– Türkiye’de Tango öğrenen kitle büyüme ve gelişme aşamasında. Ayrıca o kadar da yaygın bir klasik müzik geçmişimiz yok. Klasik müzik geçmişi güçlü olan bir kültüre göre Tango beğenimiz daha farklı ilerliyor. 

– Dolayısı ile dansçının kulağı daha basit müzikleri arıyor. Donato, Canaro, Malerba burada iyi DJler tarafından da tercih ediliyor, bilmedikleri için değil, dansçıları düşündükleri için. Veya çok daha basit bir ritim duygusu verdiği için 1925-1935 arasına da  girebiliyorlar. 

– Ya da koskoca geceyi yenilikçilerden Tanda çalmadan, bırakın Gobbi’yi ve Francini-Pontier’i, Pugliese dahi çalmadan bitirebiliyorlar. Ya dansçılar anlamayabilirler diye, ya da bu parçaların enerjik olmasından dolayı ve ronda adabına uyum sağlamayıp geniş figürlere girip de birbirlerine çarpabilirler diye. 

– Kimi zaman da DJler risk almaktan o kadar kaçınıp dört büyükleri o kadar tekrar tekrar çalıyorlar ki, gecede diğer seslere, stillere, renklere, orkestralara vakit kalmıyor. Oysa diğer orkestraların da çok iyi kayıtları var ve seviliyor da. Ve dansçı/dinleyici sadece kısır bir aralığa hapsoluyor farkında bile olmadan. Böylece dansçının beğenisi de kısır döngüye giriyor, gelişmiyor.

–  Yine bizdeki dansçıların ritmi ve melodiyi daha kuvvetli temiz duyma motivasyonu çok olabiliyor. Ve Golden Age’in hışırtılı Mono kayıtlarındansa, temiz stereo kaydı olan, enstrümanların tane tane işitildiği modern orkestraları dinlemek isteyebiliyorlar. Bu kayıtlar 1950lerde başladı ve Varela, D. Federico, Salamanca, Sassone gibi orkestralar da seviliyor Türkiye’deki dansçılar tarafından.

– Pugliese’nin, Di Sarli’nin, D’Arienzo’nun 50 sonrası Instrumental kayıtları da vokalli kayıtları da Türkiye’de çok popüler. Yıllarca deneyim edindikten sonra bu orkestraların İleri dönemlerine geldiklerinde müzikal açıdan da ne kadar olgun, gelişmiş kayıtlar yaptıklarını söylemeye gerek yok. 

– Geçmişi taklit eden yeni orkestraların yanı sıra kendi tarzları olan orkestralar da dinlenebiliyor. Pablo Valle, Romantica Milonguera, BA Misteriosa, Gente de Tango, Sexteto Milonguero, Sexteto Cristal, Hyperion Ensemble, Forever Tango, El Cachivache Quinteto, Sans Souci ve Tango Bardo da seviliyor.

– Bu ve buna benzer modern orkestralar Buenos Aires’te zaten sahne aldıkları için kayıttan çalınmıyor olabilirler. Ama bizde canlı çalma yeteneğine sahip tango orkestrası sayısı çok az, ve bu büyük Arjantinli Orkestralara erişimimiz yok.  

– Renk olsun diye 1 Nuevo Tango Tandası veya 1 Neo Tango Tandası dahi çaldıkları oluyor. Tabi artık o geceye tipik milonga demek zor olur. Ama bu beğeniler de var. 

– Peki Tango Tarihi boyunca Tangoya değer katmış insanların hakkını vermeyecek miyiz? Onları en azından hatırlamak için de olsa arada bir çalmayalım mı? Firpo La Cumparsita’yı yapan, piyanoyu stüdyoya almayı başaran adam, Canaro ise Sadiac ile emekçi müzisyenlerin emeğine sahip çıktı. De Caro ilk Tipik Tango Sextetini kurdu ve Tangonun okullaşmasına öncülük etti, yenilikçilere ilham kaynağı oldu. 

– Ayrıca tangoyu canlı yaşamamızı sağlayan çağdaşımız olan Tango Müzisyenleri sürekli geçmişin gölgesinde mi kalacak? Emekleri için takdir ve teşvik edilmeyecekler mi? 

– Practicalarda, ve kimi zaman adına milonga desek bile aslında katılımcıların yeni öğrenenler oldukları gecelerde mono eski kayıt seslere kulakları alıştırmak, nostalji duygusu ile tanıştırmak istediğimiz ve Golden Age öncesine bolca gittiğimiz, kimi zaman da müziği anlamakta zorlandıklarını bildiğimiz için yine yeni orkestra kayıtlarını çaldığımız oluyor. İnsanlar hareket etmek, gruba katılmak, sosyalleşmek ve bu süreçte de streslerini azaltarak rahat davranabilmek istiyorlar. Müzikal gelişim, kültürel edinimler adım adım, uzun zamana yayılarak, geriden gelebiliyor. 

– Kültürel bilgiyi edinmek, “NOSTALJİK MÜZİKAL DOKUDAN”, “ESKİ SESLERDEN” keyif almak zaman alıyor. Tango adabını öğrenmek, adapte olmak ve sosyal bağlantılar kurmak, bireysel olarak ve topluluk olarak gelişmek de vakit alıyor. 

NOT:

– Modern orkestraların ayrıca enerjisinin yüksek olduğu ve bu nedenle de mono kayıtlı eski orkestralara göre dansçının daha çok yorulmasına sebep olduğu da görüşler arasında. 

– Şöyle de bir görüş var: Özgün olmayan, eski stilleri taklit eden modern orkestraları neden çalalım ki orjinalleri dururken? Orada da yine Mono değil, Stereo kayıt olması öne çıkıyor. Modern orkestra çalınacaksa kendi stili olan, özgün orkestralar çalınsın ki eski orijinal kayıtlar ile bir çakışma olmasın. 

2- Tanda Nasıl Yapılır?

Tango tandaları 4, Vals ve Milonga Tandaları 3 Parçadan oluşur. Bu parçalar aynı orkestra, aynı vokal ya da hepsi enstrümantal aynı dönem (aralarında 2-3 yıldan fazla olmamalı) kayıtlarından oluşur. Parçalar birbiri ile uyumlu olduğu ölçüde iyi bir tanda oluşmuş sayılır.

Arşivi oluştururken tüm parçaları baştan sona dinlemiş ve temiz olanlarını ayıklamış olmak gerekiyor. Bu ayıklamayı zaten yapmış olduğunuzu farz edersek, tanda oluştururken hızlıca karar vermek gerektiğinde parçaların başını, ortasını ve sonunu dinleyerek üç kesit arasında sürat, ritmik yapı, ses-kayıt dokusu, kadans açısından uyum taraması yapabilir, bu üç kesiti yakın olan parçaları buluşturan bir tanda yapabilirsiniz. Ancak özellikle de melodik açıdan çok da birbirine benzeşen parçaları yan yana getirmek tanda içi dinamizmi azaltır. 

Vokalistin aynı olmasından kimi zaman ödün verilebilir, parçalar o kadar uyumludur ki yanyana geldiğinde, geriye sadece vokalist farkı kalmışsa çok da dert değil, birinin vokali farklı oluversin, birlikte tandalaştırılır yine de. Ama bunu gece boyunca değil arada bir, gerekli gördükçe yapabilirsiniz. 

Tanda hazırlarken El-Recodo’yu kullanmanızı öneririm. Orkestra-Vokalist/enstrümantal ve Tür olarak süzüp birbirine yakın yılları karşınızda görüveriyorsunuz, hayatınızı çok kolaylaştırıyor. 

https://www.el-recodo.com/

İlk parça dansçıya verilmiş bir taahhüttür, sonrasında gelecek parçaların bu karakteristikte olacağını söyler ve dansçı bir sapma olmayacağı, hayal kırıklığı yaşamayacağı güveni ile dansa kalkar. Bu nedenle Karma Orkestra tandalarından yapılmaz. İlla ki yapılacaksa da, DJ bu konuda çok inançlı ve istekli ise nezaket gereği bunun dansçılara duyurulması gerekir. 

İlk parça çok davetkar olmalı, sevilen, tanıdık, bilindik olduğu ölçüde insanlar dans etmek isteyecektir. İkinci parçada da halen dansa kalmak isteyecekler olacaktır, o da iyi bir parça olmalı. Final parçası da ilk parça kadar sevilen bir parça olmalı ki Dansçılar tanda bitiminde yerlerine mutlu dönsünler. Bir risk alınacaksa bu 3. parçada olabilir. 

– VALS ve MİLONGA Tandaları

Vals tandalarında süratleri benzeyen kayıtlardan tandalar oluşturulurken milonga tandalarında kimi zaman yavaştan hızlıya doğru giden bir sıralama da yapılabiliyor, ancak bu durumda da kimi zaman ilk parçayı dinleyip dansa kalkanlar tandanın sonuna gelindiğinde kalktıklarına pişman olabiliyorlar. Vals ve Milonga tandalarında da Tango tandalarında olduğu gibi ilk parça üzerinden dansçılara verilmiş söze sadık kalmak daha güvenli. Vals ve Milongada da geleneksel milonga gecelerinde karma orkestra tandası yapmaktan kaçınılıyor. 

—————

KRİTİK:

– Hep böyle mi olacak, mesela şu olamaz mı? Tandayı da hikaye akışı gibi kabul edersek, daha az bilinir bir parça ile tanda başlasa da tandanın climax’ında yani 3. parçada daha çok sevilen bir parça ile dansçı ödüllendirilse? Bu benim görüşüm değil, ama ortaya atan arkadaşlarım olduğu için ben de buraya yazıyorum işte. 

– Peki hep popüler parçalar mı çalınacak? Tangocu bundan bıkmıyor mu? Arada daha az bilindik parçalar çalınsa olmaz mı? Onları da Tangoculara tanıtmak, yer vermek olmaz mı? Ben Tangocunun seçimini zaten yaptığına inanıyorum, bu nedenle de DJ olarak bu yapılmış seçimlerle tangocuyu yeniden buluşturmaktan yanayım, diğer türlüsü riskli, ama çok da riskli olamaz, Tango her zaman güzeldir, yeter ki dans edilebilecek düzeyin de altında seyretmesin, uçlara gitmesin, ses kaydı çok da kötü olmasın. 

NOT:

– Modern orkestra çalmak Türkiye’de yaygın olduğu için burada bu detayı da aktarmak istiyorum. Eğer modern orkestra çalacaksanız Tanda oluştururken o orkestranın kendi içindeki stil seçimine dikkat etmeniz gerekiyor. Mesela aynı orkestra D’Arienzo, Troilo, Di Sarli, Pugliese stillerinin hepsini de taklit etmiş olabilir. Bu durumda tanda gruplamasında stil olarak aynı olanları buluşturmanız gerekiyor. 

3- Cortina Nasıl Seçilir?

Geleneksel bir gecede çok az sayıda ve tek tarzda Cortina (Tandalar arası çalan müzik) kullanılır. Amaç dansçıların yerine geçerek nefes almaları ve sonraki tanda için yalıtım sağlamaktır. Her DJ’in tekrar tekrar çaldığı, çok az sayıda neredeyse o DJ ile anılan cortinaları vardır.  Çok hafif, neredeyse “Nötr” bir Jazz ideal olanı. Rock veya Cumbia kullananlar da var. 

Milonga, Tango etkinliğidir ve Tango dışı müzikler dikkat çekmeyecek düzeyde tutulmalıdır. Sadece 1 cortina ile geceyi bitiren DJler bulunmaktadır. 

Cortinanın süresi ne çok kısa ne de çok uzun olmalıdır. Dansçıların nefes almaları için yeterli ama soğumayacakları kadar da kısa olmalıdır. 1 dakika civarı, ama kalabalığa duruma göre DJ buna karar verir. 

Cortinaların dokuları, süratleri ve ritimleri Tandalarınki ile karışmamalıdır. Milonga tandasından sonra 2/4lük, Vals Tandasından sonra da 3/4’lük ritimde ve benzer doku ve süratte cortina olması önerilmez. Tandanın devam ettiği yanılsaması verebilir.

Cortinadan tandaya yumuşak bir geçiş olması, Cortinanın birdenbire kesilmemesi gerekmektedir.  

——————-

KRİTİK:

– Bizim dansçılarımızın milongaya bakışı Arjantin’dekilerden farklı. Öncelikle “Eğlenmeye” gelenlerin sayısı çoğunlukta. Ve müşteri kaybetme kaygısı ile mekanlar da, organizatörler de, DJler de bu talebe cevap vermeye çalışıyorlar. Ya da bizzat mekan sahipleri, organizatörler ve DJler bu kültüre sahip olabilirler. Tandaları bu nedenle Popüler müzikle doldurabiliyorlar ve süreyi de zaman zaman uzun tutup vur patlasın çal oynasın moduna geçebiliyorlar. 

– Gece sadece Tango etrafında dönmeyebiliyor, geceye modunu temasını veren bir harici konu da olabiliyor. İçine kapalı geleneksel bir Tango gecesi midir milonga, yoksa dışarı dünya ile de etkileşimli, dışarıda olanlara da duyarlı ve buna göre şekil alabilen, cevap verebilen, konuşan bir etkinlik midir? Mesela Dünya Emekçi Kadınlar gününde en azından cortinalar kadın sesleri ile çeşitlenmeli mi? Veya Sezen Aksu haksızlığa uğradığında cortinalar Sezen Aksu olmamalı mı? Rusya Ukrayna’yı işgal edince Ukrayna müzikleri ile cortina yapılmamalı mı? Tabi gelenekçiliği apolitiklikle, duyarsızlıkla itham ediyor, huzur kaçırıyor gibi oluyorum. Ama bu da benim görüşüm, söylemeden de edemem. Bach’ın veya Zeki Müren’in doğumgününü arada hatırlamak bizi yoldan çok mı çıkarır?

 

4- Gecenin Akışı

Gece düzenlemek bir hikaye anlatmak gibidir, ya da dilerseniz öyle ele alabilirsiniz. Girişi, gelişmesi climax’ı ve finali vardır. Neşeli, enerjik olmasını da melankolik olmasını da sağlamak elinizde. Bunu sadece ve sadece yaptığınız Tanda seçimleri ile sağlıyorsunuz. Dönemlerle ve oranlarla oynuyorsunuz.  

Tanda sıralamasında dikkat etmek gereken birkaç prensip ve/veya eğilim var. 

– 4 büyükleri (Di Sarli, D’Arienzo, Troilo, Pugliese) yan yana getirmemek. Bu orkestralar o kadar ilahi-özgün-kendine has bir yerde duruyor ki birbirleri ile çakıştırmamak, çatıştırmamak, yarıştırmamak gerekiyor ve birbirinden ayrı ve uzak tutmaya ihtiyaç duyuluyor. (Yine Aydoğan hocayı anacağım, her bölüme 1 büyük getirmek bir önemli DJ’in önerisiymiş ve o da bana aktarmıştı bu bilgiyi sağolsun. Pratikte bunu sağlamayı pek kolay bulmadığımı söylemeliyim. Çünkü ya bu orkestraları en başlarda erken saatlerde harcamak istemediğimden, ya da zaten kimilerinden bir gecede birden çok tanda çaldığım için.) 

– Özellikle D’Arienzo başta olmak, diğer olmazsa olmaz orkestralar da (1. ve 2. grupta yer alanlar) ardından gelecek biçimde milongada 1’den fazla defa icra edilebilir. Burada dikkat etmek gereken her orkestranın geçirdiği evrimin farkında olmak. Daha ritmik, daha melodik, enstrümantal ve vokal farkları olan tandalarından çeşitleme yapmak, çok birbirine benzeyen tandalarını gece içinde tekrarlamamak. 

– Birbirine çok benzeyen orkestraları yanyana getirmemek. Mesela Tanturi ile D’Arienzo’yu, Pugliese ile Gobbi’yi.

– Tango – Tango – Vals – Tango – Tango – Milonga döngüsü sabit kural değil aslında, başlarda mesela Tangolar 2 yerine 3-4 tanda çalınıp sonra Vals yerine Milonga ile daha canlı bir geçiş yapılabilir bu standart döngüye. Gece ilerleyince ve yorgunluk artınca bir noktada milongadan ve valsten vazgeçilip tamamen tango tandalarına dönülebilir. 

Ortalama bir geceyi 4 saat varsayalım. 1 set akışı da 6 Tanda olarak planlayalım – 1 Tango 2 Tango 3 Vals 4 Tango 5 Tango 6 Milonga olarak tipik bir akış planı vardır ve 60-70 dakika sürer. 

Kural olmamakla beraber eğilim geceye kolay parçalarla başlamak yönündedir. Gecenin erken saatlerinde daha az kişinin geldiği ve gelenlerin göreceli olarak daha yeni dansçılar olduğu varsayılarak dans etmesi daha kolay olan ritmik ve melodik tandalar seçilir. Ama belki de gece kalabalık başlayacaktır ve belki de katılımcıların dans seviyesi oldukça ileridir ve belki de DJ’in tercihi daha çok yenilikçiler yönündedir ve gecenin başlarında bile Troilo çalacaktır. Ya da tam tersi, dansçı seviyesi ve gecenin modu veya DJ’in tercihi yenilikçilerden kaçınmasını, az çalmasını gerektirecektir. 

Yine “Genellikle” diyeceğim, ikinci bölümde daha ileri düzey dansçıların da geceye katıldığını farzedelim. Bu defa ritmik-melodik yerine melodik-yenilikçi ağırlıklı olan bir bölüm iyi gidecektir. İleri düzey dansçıdan kastım sadece dans etmesini bilmek değil, müzik kültürünü, müzik dinlemeyi ve dans ve salona adabını da bilmektir. 

Üçüncü bölümde ise dinamizmi artırmak iyi olabilir, ritmik-yenilikçi-melodik arasında daha keskin oynamalar yapılabilir. Pugliese-Calo gibi güçlü orkestralara uygun bir bölümdür, Climax’ın bulunduğu yerdir bu üçüncü bölüm. 

Finale yaklaştığında, Climax’tan çıktıktan sonra ise melodik-ritmik orkestralara geçilip dansçıların mutlu ayrılması hedeflenir. Final La Cumparsita ile yapılır. Enerjik bir bitiş için D’Arienzo, romantik ve huzurlu bir bitiş içinse Di Sarli orkestrası tercih edilir. Orkestraların stillerini karşılaştırmak için şu listeyi öneririm. 

NOT:

Sık rastlanan sorunlardan birisi de “Seviyeyi tutturmak!”. Seviyesi homojen olmayan dansçı topluluklarında ortalamaya göre çalmak çok zorlayıcı oluyor. Karmaşık/Yenilikçi orkestralarda ileri seviyedeki dansçılar mutlu, yeniler mutsuz olurken, Basit ritmikler çalınınca da tam tersi oluyor. DJ’in dans seviyesini iyi gözlemlemesi akış planlaması ve orkestra seçimi için en önemli konu. Burada da yine Mekanın ya da DJ’in tarzı diye bir şey varsa eğer, dansçının milongaya gitmeye veya gitmemeye karar vermesi, baştan seçme şansı olması için, sonradan memnuniyetsizlik yaşamaması için daha iyi bir durum. Keza geceye gittikten sonra “Bana göre müzik yapın lütfen!” deme şansı pek olmuyor. O artık DJ’in konusu oluyor. 

5- Mekan ile DJ İlişkisi

Geleneksel birçok mekanın değişmeyen, mekan ile bütünleşmiş DJleri vardır. Mekanı geleneksel hale getiren sadece dekor ve tarihçesi değil, bunlarla birlikte DJ’in geleneksel çalma tarzıdır. Bu mekanlarda dansçılar da ne bulacaklarını bilirler, beklenmedik bir gece akışı ve sıra dışı beğenmeme ihtimalleri olan kötü sürprizlerle karşılaşmazlar. 

——————-

KRİTİK:

Bizde DJlik o kadar sosyal bir iş ki, kimi zaman farklı tango toplulukların, arkadaş topluluklarının kaynaşması için de diğer DJler davet edilebiliyor. Nasıl çaldığından ziyade kendisi misafir edilmek veya gelirken diğer arkadaşlarını da getirmek ve gruplar arası buluşmak gibi bakıldığından. Bu bir dolaşım ve ekonomi konusu aynı zamanda. Ayrıca gelişim aşamasında olduğumuzun farkındayız ve DJ bugün kötü de çalsa, çaldıkça denedikçe gelişecek, öğrenecektir bir noktada. Hemen dört dörtlük bir performans beklemek zor, yıllar alıyor. DJler dansçıların mobilitesine katkı sağlıyor. 

6- DJin Davranışı

DJ geceye hazırlıklı olmalıdır. Hangi prensiplere bağlı kalacağını bilir. Mümkün olduğunca masasının başından ayrılmamalıdır. Bir miktar dans edecek ve piste rondaya katılacak olsa da bunu çok kısıtlı tutmalı ve beklenmeyen durumlarla karşılaşma ihtimaline karşın müziğin başında durmalıdır. Alkolü ya az tüketmeli ya da tüketmemelidir. DJlik yapmak araç kullanmak gibi uyanık olmayı gerektirir. Reflekslerin ve karar mekanizmasının anlık gelişebilecek durumlara hazır olması gerekir.

Ayrıca DJin pisti iyi gözlemlemesi, dans seviyesini okuması, gece boyunca da insanların memnuniyetini ve enerji düzeylerini anlamaya çalışması, buna göre tanda seçimleri ile cevap vermesi ve ses seviyesinin farkında olması gerekir. 

DJlik sosyal bir iştir. Tango networku içinde olmayı, etkinliklere katılmayı, diğer tangocularla da ilişkileri geliştirmeyi gerektirir. Öte taraftan da geleneksel tangonun prensiplerine bağlı kalacağı için kişisel tercihlerinden, beğenilerinden ödün vermeli, dansçı için müzik yapmalı, tarihsel olarak ve tango topluluğu tarafından seçilmiş müzikleri yapmalıdır. 

 

7- Teknoloji Tercihi

Seçilmiş, iyi bir arşiv oluşturmak en büyük öncelik. Baştan sona dinlenerek içinde teknik sorun olmadığı bilinen, güvenilir, denenmiş ve sınıflanmış bir arşiv oluşturmak ilk adım. 

İkinci adım ise güvenilir, çalışan bir bilgisayar sahibi olmak ve bu bilgisayarın bakımını güncellemelerini yapmak. Performans sırasında kapanma sorunu olmamalı. Windows da olabilir, Linux da, Mac de. 

Üçüncü adım program seçmek. Diğer DJliklerde olduğu gibi ileri düzey bir DJ programı gerekmiyor Tango DJliğinde. Ama yine de bir DJ programı (Mixxx gibi) parçalar arasındaki geçişte kullanışlı olur, ekolayzer kullanımı ile bas-mid-tiz kontrolü sağlar, paralelden dinleme yaparak gece içerisinde ileriyi planlamayı kolaylaştırır.

Basit bir DJ mixeri ya mekanda bulunmalı ya da DJ kullanmaya alışacağı bir mixeri almalıdır. Bas-Mid-Tiz kullanımı Tango içinde eski kayıt-yeni kayıt karma bir arşiv olduğu için önemlidir ve bunu yazılımın Ekolayzerinden ziyade mixer ile yapmak daha kolay ve pratik. Ayrıca 1-den çok kanalı olan mixeri mikrofona bağlamak ve büyük mekanlarda mikrofonla da kimi zaman duyurular yapmak mümkündür. 

KRİTİK:

– Uzun yıllardır DJlik yapanların eski teknoloji döneminde binbir güçlük ve çaba ile biriktirdikleri, düzenledikleri müzik arşivleri bulunmaktadır. Eski kayıtları temizlemek ve ayıklamak için çok çaba gösterenler de var. Bu nedenle bu kadar emek verilmiş içeriğin karşılıksız ya da çok düşük bir bedelle paylaşılır hale gelmesi maalesef eski DJlerde büyük hayal kırıklığına neden oldu. Ama gelişmeler bu yönde gidiyor. 

– Spotify’dan değil de bilgisayardan milonga düzenlemenin çok da avantajı yok. Elektronik müzik yapanların kullandıkları efektler, ritim box, müziğe müdahale Tango DJliğinde yok ki! Ekolayzer ise DJ mikseri üzerinden kullanılıyor, yazılımsal ekolayzere ihtiyaç yok. Müzikler arası geçişleri de Elektronik müzik yapanlar gibi paralel-eklentili-içiçe geçişli yapmıyoruz Tango DJliğinde. Dolayısı ile o profesyonel arayüzlerin pek de gerekliliği kalmıyor.

– Diyelim ki bu çok yetenekli DJ programlarını kullanıyorsunuz, ama bu teknik özelliklerin hangisine ihtiyacınız oluyor mono kaydedilmiş Tango müziklerini çalarken? Hiçbirine ihtiyacınız yok! Nicelik ve nitelik açısından da bu arşivler Spotify’ın pek de önünde seyretmiyor. BPM ve ton eşitleme gibi işlemler arşivinizde uyumsuz kayıtları yanyana tutuyorsanız gerekli olabilir, ama arşivi zaten çalınmaya uygun kayıt kalitesinde olanlar üzerinden oluşturduktan sonra, aşırı hassas kulakları olanlar dışında dişe dokunur bir fark yaratmaz DJ programları. Yeni öğrenenler için ise kültürel konulara odaklanmak yerine teknik konularda kaybolma riski ve hatta gözünde büyütüp uzaklaşma riski yaratır. Pratik de değil, ekonomik de. 

– Ayrıca ses kalitesi açısından az sayıda müzikte kayıt kalitesi üstünlüğü var MP3 arşivlerinin. Ancak teker teker müzikleri çalışıp temizlemiş ve özel arşiv oluşturmuş olmalı bir DJ kendi arşivinin Spotify’dan çok üstün olduğunu iddia edebilmek için. Öylesine de rastlamadım. Belki Japonya’da vardır, onların böyle detaylara ne kadar kendilerini adadıklarını bildiğimiz için. Eski DJler için kendi alıştığı sistem, sınıflama ve erişimi sürdürme amaçlarını anlıyorum, ama DJliğe yeni başlayan birisinin buradan başlamasının mantıklı bir açıklaması yok. 

– Geriye hazırlık yapmak ve temiz olan müzikleri kullanmak kalıyor, bu her iki sistem için de aynı, temizleri ayıklamak, kirli, dinlenemeyecek durumda olanları çalmamak, hepsi bu. Ve bu hataları da iki sistemi kullananlar da yapıyor, seçme ve ayıklamayı yeterli yapmadan ve denemeden müziği çalmak… Bunun da yine Spotify mı MP3 mü çaldığınızla ilgisi yok. O üst düzey fonksiyonları olan DJ programlarını gerektirecek bir işlem yok Tango DJliğinde. 

– Tango DJliği teknolojiden daha çok Tango kültürü ile ilgili bir konu, teknolojinin çok küçük bir rolü var. Önemli olan müziği ve dansçının ihtiyaçlarını anlayabilmek ve bu ihtiyaçlara cevap verebilmek. 

– Ekonomik olarak bakacak olursak da yine tutarlı güçlü bir veritabanına herkesin erişiminin olması daha doğru değil mi? Binlerce insanda aynı arşivin tekrar tekrar olmasından, bunun bilgisayarda veya harddiskte veya bulutta tekrar tekrar yer tutmasından ve binlerce kişinin aynı emeği tekrar tekrar vererek kişisel sınıflamalarını oluşturmalarındansa, ortak bir çatı altında ve ortak bir emekdaşlıkla herkesin kullanımına açık güçlü bir arşiv-veritabanı. 

– Bilgi ve deneyimin paylaşılması Tangonun gelişimine katkıda bulunuyor. Doğrularımızı da yanlışlarımızı da eleştiriye açık hale getirdiğimizde bilgi alış verişi yapabiliyoruz insanlarla. Onlar da gelişiyor ve öğreniyor, onların eleştirileri ile bizler de değişiyor ve gelişiyoruz. Bu deneyimleri kendi kişisel sınırlarımız içinde tutar da eleştiriden kaçınırsak, ya da bilgimizi kendimize saklarsak bu alış-veriş gerçekleşmiyor. Bilgi çağı dediğimiz bu işte, bu alış-verişin açık ve yaygın olması.  Spotify bunu sağlıyor, kapalı bilgisayar arşivi bunu sağlamıyor. 

– Spotify arşivi gün geçtikçe gelişiyor ve içerik iyileşiyor. Spotify belki bir gün güzel bir DJ arayüzü ve araçlarını da geliştirir, arşivi daha da zenginleştirir, hatta eski parçaları daha dinlenebilecek biçimde AI kullanarak iyileştirir, o zaman müziği yaygınlaştırma ve paylaşım yeteneklerinin yanı sıra DJing avantajları ile de eski nesil DJlerin de tercihi haline gelebilir. Ve belki de daha çok insan “Paylaşım ve Açıklık” tavrını benimserse gizli kalmış nice deneyimler hepimiz için ulaşılır ve kullanılabilir, Tango topluluğu olarak gelişmemiz onlarca yıl almaz, daha sancısız, daha kısa sürede gerçekleşir.  

C – SONSÖZ

 

Picasso’nun şöyle bir sözü var:

“Learn the rules like a pro, so you can break them like an artist.” 

“Bir profesyonel gibi kuralları öğren, böylece bir sanatçı gibi onları kırabilirsin.”

(Eşim Ankara’da sevgili Ilgın’ın sosyal medyasında rastlamış. Ilgın alternatif milonga düzenliyor. Kuralları öyle böyle değil, her türlü yıkıyor, bilmediğinden değil. )

 

Bir tarafı savunduğum için değil. Ama durumu, açmazlarımızı ortaya koymak istedim bu yazıda. Geleneksel Tango müzelik gibi görünüyor bana, sürdürülmesi gerektiğine inandığım bir gelenek. Ama bu geleneğin “En doğru” olduğu fikrine katılamıyorum.

“Durum”, “Süreç”, “Topluluk”, “İnsan”, “Beğeni”, “Ekonomi”, “Eğitim”, “Kültürel geçmiş”, “Günlük yaşam”, “Yaşamı ve insanı etkileyen siyaset”, “Uluslararası ve Yerel Kültürel Değer, İnanç, Alışkanlıklar” gibi bir sürü parametreyi dışarıda bırakan, dış dünyayı ve Tango dünyasını siyah-beyaz gibi birbirinden ayıran bir “MÜZELİK İDEAL MİLONGA” fikri REFERANS açısından olmalı, sahip çıkılmalı, yaşatılmalı, ama dünyaya ve etkileşimlere açık milongalar da olmalı diye düşünüyorum.  

Kuralları aşırı belirlenmiş bir sistemin konforlu ve güvenli bulunmasını anlıyorum, bedel olaraksa bu durumun değişimi, gelişimi, etkileşimi, yaratıcılığı kısıtladığını, mekanikleşmeye yol açtığını düşünüyorum.

 Her durumda Tango yol almaya devam ediyor, tüm engelleri aşıyor ve insan yaşadıkça, tango da yaşıyor. 

 

Şimdilik benden bu kadar,

Sevgiler,

Aren Leon